Galatasaray cephesinden İlkay Gündoğan açıklaması

Galatasaray Araştırma Geliştirme Direktörü Fatih Demireli, Alman basınından Spox’a çarpıcı açıklamalar yaptı.

“TÜRKİYE’DE YERİ YÜKSEK”

Alman futbolunun Türkiye’de çok yüsek bir yeri var. Söz konusu organizasyon olduğunda Alman kulüpleri, Türk kulüplerine örnek teşkil etmektedir. Jupp Derwall, Karl-Heinz Feldkamp, Christoph Daum ve Joachim Löw gibi Alman antrenörler Türk futbolunda çok iyi izlenimler bıraktı. Örneğin Derwall, başlangıçta Galatasaray’da hiçbir başarı elde edemedi ama yine de yola devam ettiler. Daha sonra şampiyonluklar kazandı. Bugün Türk futbolunun en büyük efsanelerinden biri olarak kabul ediliyor.

“BU YÜZDEN KALICI OLDUM”

Galatasaray’ın sportif yönetimi, daha fazla katkı bekliyordu. Bana denk geldiler ve çeşitli konularda benden tavsiyeler istediler. İhtimallerden bahsettim ve fikirler verdim. Değişim, zamanla daha yoğun hale geldi. Bu durum, gazetecilik mesafesi ile danışmanlık arasındaki dengelemeyi yönetmemi zorlaştırdı. Eninde sonunda benden karşılayabildiğimden fazlasını istediler ve bu yüzden bana kalıcı bir pozisyon teklif ettiler.

“ÇOK İYİ GİDİYORLAR”

Galatasaray benden personelle ilgili fikirler istedi. Antrenörler, oyuncu izleme ve akademi futboluyla ilgili bir antrenör arıyorlardı. Bana fikrimi sordular. Ben de Moritz Volz ile Marco Pezzaiuoli’yi önerdim. İkisini de kadroya kattık. Şu ana kadar yeni rollerinde çok iyi gidiyorlar.

“BU GARİP DEĞİL”

Galatasaray’ın bu konuda bir gazeteciyle iletişime geçmesini garip bulmadım. Jürgen Klinsmann, bir hokey antrenörü Bernhard Peters’ten fikirler aldı. Julian Nagelsmann ile Andrea Trinchieri fikir alışverişinde bulunurlar. Bild muhabiri Florian Scholz, RB Leipzig’te yönetim kadrosuna dahil oldu.

“ÇOK ÇEŞİTLİ GÖREVLERİM VAR”

Galatasaray’da çok çeşitli görevlerim var. Günlük oyuncu izleme ve eğitim süreçlerini geliştirmek için yenilikçi yollar arıyorum. İnsanlar, teknolojiler ve yöntemlerle ilgili… Marco Pezzaiulo ile birlikte akademi çalışmalarını en iyi hale getirmeye çalışıyorum. Orada yapılacak çok iş var.

“ALTYAPI İYİ SONUÇ VERMİYOR”

Türk futbolunda altyapı çalışmalarının iyi sonuç vermediği bir sır değil. Burada genç, yetenekli ve futbola tutkulu bir Türk halkı var. Potansiyel çok büyük ancak en yetenekli oyuncular, olması gerektiği ölçüde geliştirilemiyor. Belçika, Hollanda veya Avusturya gibi ülkeler, nüfus açısından İstanbul’a bile yaklaşamıyorlar ancak bir bütün olarak Türkiye’den daha iyi futbolcu geliştiriyorlar. Bayern ve Borussia Dortmund’u kopyalamak bizim işimiz değil. Burada tamamen farklı bir kültürle, farkı bir düşünce tarzıyla, farklı türden insanlarla uğraşıyoruz. Fikir toplamalı ve bunları Türk koşullarına uyarlamalıyız.

İLKAY GÜNDOĞAN İTİRAFI

İlkay Gündoğan, Manchester City’nin kaptanı ve çok iyi oynuyor. İlkay, Avrupa’daki hemen hemen her büyük kulüp İlkay ile ilgilenecektir. Galatasaray olarak İlkay Gündoğan ile ilgilensek bile kesinlikle yalnız olmayız.

“ALİ SAMİ YEN İLE BAYERN KIYASLANAMAZ”

Ben küçükken babam ve amcam, İstanbul’u ziyaret ettiklerine beni eski Ali Sami Yen Stadyumu’nda götürdüler. Ondan önce Bayern’in Olimpiyat Stadyumu’na sık sık giderdim. Ancak, atmosfer kıyaslanamazdı. Babam sessiz sakin bir adamdı. Ali Sami Yen’de ilk kez ateşli halini gördüm. Bu bende bir izlenim bıraktı. Kısa bir süre sonra ilk Galatasaray formamı aldım. Bu arada eşimle de Galatasaray sayesinde tanıştım.

EVLİLİK HİKAYESİ

2012/13 sezonunda Galatasaray, Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Schalke ile karşılaştı. Galatasaray iyi durumda değildi ve önceki hafta küme düşme potasındaki bir rakibine karşı kötü oynamıştı. Bu yüzden twitter’da, Spox muhabiri olarak Schalke’nin korkmaması gerektiğini yazdım. Sonra bir kadın yorumlarda benden nefret ettiğini söyledi. Profil fotoğrafına tıkladım ve ‘Çok ilginç, bu konuda nazik olmalıyım.’ dedim. Bu yüzden nazik davrandım ve özür diledim. Birkaç yıl sonra evlendik.

“BİR HAYALİN GERÇEK OLMASI”

Galatasaray’da çalışmak, benim için bir hayalin gerçek olması demek. Her gün hevesli bir şekilde izleyicisi olduğum futbolcularla iletişim halindeyim. Geçen gün Juan Mata ile açık havada oturmuş kapuçino içiyordum. Futbol hakkında sohbet ettik. Türk ve Alman futbolu, Pep, Klopp, Bielsa üzerine sohbet ettik. O an kendi kendime ‘Bu inanılmaz bir şey’ diyordum. Bir hayal dünyasında gibiydim.

“HER GÜN ANTRENMANDAYIM”

Her gün takımla birlikte antrenmandayım. Tüm seyahatlarda resmi heyetin bir parçasıyım. Maçlar sırasında yedek kulübesinin hemen arkasında oturuyorum. Soyunma odasına giriyorum. Ancak, özel bir neden olmadıkça soyunma odasına girmek istemiyorum. Genel olarak takımı gözlemlemeye ve oyuncuların tecrübelerini işim için kullanmaya çalışıyorum.

MERTENS İÇİN ÖVGÜ

Dries Mertens’in Napoli’de neden bu kadar popüler olduğunu anlayabiliyorum. Taraftarlar, takım ve çalışanları hep moral olarak yüksek tutan biri. Galatasaray’da çalışmaya başlamadan hemen önce bir deplasman maçındaydım. Kayseri’de kaybettik. Sonuç ve performansımız herkesin moralini bozmuştu. Dries bunu anlamadı. Bu sadece sezonun ilk maçlarından biriydi. Kalitemize güvenmemiz ve bizi aşağı çekmesine izin vermememiz gerektiğini söyledi. Çılgınca el hareketi yaparak koştu ve sırayla herkese şu anda gülmesi gerektiğini söyledi. Bunun bir etkisi oldu. Soyunma odasındaki ruh hali bir anda değişti. Orada olan herkes hiç böyle bir şey yaşamamıştı. Dries Mertens, izin günlerinde sık sık gezer ve oradaki insanları ziyaret eder. Bu ziyaretlerden, sohbetlerden keyif alıyor. Mutfaktaki insanlarla bile arası çok iyi. Çayı çok seviyor ve sürekli Türkçe konuşmaya çalışıyor. Kahvaltıda yumurtasını nasıl istediğini Türkçe anlatmaya çalışıyor. Çok çabalıyor ama bazen kahkahalarıma engel olamıyorum.

“ICARDI ASLA KİBİRLİ DEĞİL”

Mauro Icardi, göz kamaştırıcı bir figür ve Türkiye’de mutlak bir süperstar olarak kabul ediliyor. Çok sakin, arkadaş canlısı bir insan. Kişisel ilişkilerde Mauro Icardi asla kibirli biri değildir. Eşi Wanda Nara ile şahsen tanışmadım ama imza töreninde tüm ailesi yanındaydı. Çok çok iyi insanlar.

“MUAZZAM PERFORMANSI VAR”

Yusuf Demir’in antrenmanlardaki muazzam potansiyelini her gün görüyorum. Çeşitli nedenlerden dolayı adaptasyon onun için kolay olmadı. Türk kökenli ve buradaki zihniyeti biliyor. Yine de Türkiye’de oynamak farklı. Bir de Türk pasaportuna rağmen yabancı sayılması problemi var. Yabancı sınırı yüzünden maç kadrosuna girmesi daha zor. Ayrıca, sakatlıklar da onun için büyük bir sorun oldu.

“G.SARAY İÇİN ÖNEMLİ”

Ara transfer döneminde Yusuf Demir’e teklifler vardı ama teknik ekip onu çok düşünüyor. Galatasaray için önemli bir oyuncu olacağından herkes emin. Ona ihtiyacı olan zamanı veriyoruz ve baskı altına almıyoruz.

“KAAN AYHAN’DA BAĞLANTILARIMI KULLANDI”

Galatasaray, transferde bazı bağlantılarımı kullandı. Kaan Ayhan transferinde bunu kullandık. Geçen yaz Galatasaray ve Kaan arasında bir temas vardı ama transfer gerçekleşmedi. Ara transferde tekrar denedik ve onunla kişisel olarak temas kurdum. 2015’te Spox için bir röportaj yaparken Kaan Ayhan ile tanışmıştım. Katar’daki antrenman kampında Bayern Münih muhabiriydim ve Schalke bir yandaki oteldeydi. Onunla orada görüştüm. O sırada Kaan’ı çok sempatik buldum. Ondan sonra Kenan Karaman’ın düğününde karşılaşmıştık. Kulübün emriyle, transferi halletmek için İtalya’ya gittim. Milano’ya gittim ve Modena’ya trenle geçtim. Önce Kaan’ı ikna ettim, sonra Sassuolo ile müzakereler yaptım. Her şey tamamlandığında, Kaan ve ailesiyle İstanbul’a geçtim.

“8 SAATTEN FAZLA SÜRDÜ”

İlk transferimden ötürü çok mutlu oldum. Sassuolo, transfer pazarlığı yapmak için Avrupanın en zorlu ekiplerinden biridir. Galatasaray yöneticileriyle finansal durumlar konuştum. Görüşmeler sırasında ayrıntıları konuşmak ve emin olmak için İstanbul’u arayıp durdum. Böyle bir pazarlıkta kulüp parası olduğu için emin olmanız gerekiyor. 10 mark önemli değil elbette ama 50 bin euro’yu öyle bir anda artıramazsınız. Müzakereler sekiz saatten fazla sürdü.

“SANDALYEM KIRILDI”

Sassuolo’nun yöneticisiyle aramda bir kağıt vardı. Sırasıyla üzerine rakamlar yazıp ileri geri ittik. Ondan yeni bir teklif geldiğinde öne eğildim ve cevap vermek istedim. Sonra bir ses geldi ve yere düşdüm. Sandalyem kırılmıştı. Önce herkes iyi olup olmadığımı sordu. Sonra hep birlikte güldük. Sonunda yeni bir sandalye çektim ve müzakerelere devam ettik. O kağıdı hatıra olarak saklıyorum.

“ICARDI’Yİ ASLA ALAMAZDIK”

Kulüpte harika işler yapan insanlar var. Aksi takdirde Mertens, Torreira veya Icardi’yi alamazdık. Transfer müzakerelerine katılıyosanız, özellikle Türkiye’de çok fazla kamu yararını düşünmek zorundasınız. Buna gerçekten ihtiyacım yok. İşimi sessiz ve sakince yapabildiğim, kulüp de karşılığını aldığı sürece mutluyum. Şu anki rolümde kendimi çok rahat hissediyorum. Transferde bana ihtiyaç duyarlarsa, özellikle Alman-Türk futbolcular için, yardım etmekten mutluluk duyarım. Alman-Türk oyuncularla özel bir bağlantı kurabildiğimi Kaan Ayhan ile görüşürken fark ettim. Oyuncuyla aynı kültürden geliyorum ve aynı dili konuşabiliyorum. Almanca veya Türkçe değil. Almanca-Türkçe karışımı demek istiyorum. Bu kesinlikle bambaşka bir dil.

“BAŞKA TRANSFERLERDE DE ROL ALDIM”

Kaan Ayhan transferi dışında başka transferlerde de rol aldım ama müzakereci olarak değil, bilgi almak için. Bir oyuncuyla ilgileniyorsak, onunla ilgili çeşitli kaynaklardan daha fazla bilgi toplamaya çalışıyorum. Bir insan ve futbolcu olarak nasıl biri olduğunu, arkadaşlarına karşı nasıl davrandığını, yedek kalırsa nasıl idare ettiğini, antrenmanlarda ne kadar çalışkan olduğunu öğrenmeye çalışıyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir