Çapa’da Kan Donduran Rapor: Çocuk Yaştakilere Yasadışı Cinsiyet Değiştirme Ameliyatları Yapıldı! • Sağlık Haberi

Sağlık

Çapa Tıp Fakültesi’ndeki Skandal Raporla Ortaya Çıktı

Yeni Şafak yazarı Ersin Çelik’in uzun süredir ısrarla takip ettiği ve “üzeri örtülmek isteniyor” dediği Çapa Tıp Fakültesi’ndeki skandalda beklenen rapor nihayet gün yüzüne çıktı. Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu tarafından yürütülen derinlemesine soruşturma sonucunda, 18 yaş altı çocuklara ve gençlere yasal onamlar dahi alınmadan, geri dönüşü olmayan cinsiyet değiştirme operasyonları ve hormonal müdahaleler yapıldığı resmi olarak belgelendi.2023 yılından bu yana skandalın örtbas edilmesini engelleyen araştırmacı gazeteci Ersin Çelik, doktorların dava tehditlerine boyun eğmeyerek konuyu ısrarla gündemde tuttu. Gazeteci Ersin Çelik‘in ulaştığı Sağlık Bakanlığı kaynaklı son bilgilere göre; “etik” kılıfına uydurulmaya çalışılan ve akademik makalelerle dahi karartılmak istenen bu karanlık müdahaleler, müfettişler tarafından tüm çıplaklığıyla belgelendi. Sağlık Bakanlığı müfettişlerinin iki yıl boyunca ilmek ilmek işlediği rapor, hastane koridorlarında yaşanan tıp etiği faciasını tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Dosyada yer alan resmi bulgulara göre; 18 yaşından küçük çocuklar ve henüz yeni reşit olmuş toplam 22 genç, adeta birer denek gibi kullanıldı. Bu çocukların doğal gelişimleri “puberte baskılayıcı” ağır ilaçlarla durdurulurken, vücutlarına karşı cinse ait hormonlar yüklendi. İşin en dehşet verici boyutu ise; ergenlik çağının getirdiği ruhsal karmaşayı yaşayan bu çocukların, zorunlu psikiyatrik süreçleri ve yasal değerlendirmeleri tamamlanmadan aceleyle ameliyat masasına yatırılması oldu. Soruşturma dosyasının sayfaları aralandıkça ortaya çıkan cerrahi detaylar kelimenin tam anlamıyla kan donduruyor. Rapordaki tespitlere göre; ortada hiçbir tıbbi mecburiyet veya “cinsiyet transferi elzemdir” diyen bir heyet kararı bulunmuyordu. Buna rağmen, 18 yaşından küçük ergenlerin meme dokuları cerrahi müdahalelerle tamamen kazınıp alındı. Hiçbir yeterli bilimsel ve hukuki dayanağı olmayan bu karanlık operasyonlarla; o çocuklar ömür boyu emzirme yeteneğinden koparıldı, henüz gelişmekte olan bedenlerinde bir daha asla telafi edilemeyecek kalıcı doku kayıpları yaratıldı.

Müfettişler, yapılan bu işlemlerin açıkça suç teşkil edebileceği kanaatine vararak konunun ivedilikle adli mercilere intikal ettirilmesi gerektiğini vurguladı. Ancak bu noktada yargılama sürecinin başlayabilmesi için mevcut mevzuat gereği İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü‘nün söz konusu öğretim görevlileri hakkında “soruşturma izni” vermesi bekleniyor. Bu skandalın yargı aşamasında sadece ameliyatı yapan hekimlerin değil; onayı veren kurulların, kullanılan hukuki dayanakların ve bu operasyonları referans gösteren akademik makalelerin uluslararası tıp camiasındaki yankılarının da derinlemesine incelenmesi öngörülüyor. Çapa’da ortaya çıkan bu tablo, sadece hukuki bir ihlal değil, tıp etiğinin en temel kuralı olan “Önce zarar verme” (Primum non nocere) ilkesinin açıkça çiğnenmesidir. Henüz ruhsal ve bedensel gelişimini tamamlamamış, ergenlik çağının karmaşık psikolojisi içindeki çocukların bedenlerinde “geri dönüşü olmayan” tahribatlar yaratmak, tıbbi bir tedavi değil, bir hak ihlalidir.

Scroll top